ÇEŞİTLİ ÜLKELERDEKİ ESHAB-I KEHF MAĞARALARI...

İspanya'da Gırnata şehri yakınlarındaki Loşa Köyü civarındaki bir mağara, Eshâb-ı Kehf in sığındığı mağara olarak gösterilmektedir. Bu mağara, 1136 yılında tarihçi Zührî tarafından ziyaret edilmiş ve Endülüs'lü alimlerden Ebu Hayyan bu mağara hakkında ayrıntılı bilgiler vermiştir. Kaynaklar, bu mağarada insan cesetleri yanında bir de köpek cesedi bulunduğunu, cesetlerin çoğunun etlerinin döküldüğünü belirtiyor. Yine İbni Atıyye kendisinin bu mağarayı ziyaret ettiğini ve cesetleri gördüğünü, 540 tarihinden beri bu halde olduklarını ve mağaranın üzerinde bir mescit bulunduğunu ifade etmektedir. (1)

Cezayir'in güneyinde Setif isimli bir kasabanın 88 km. güneyindeki N'gaous adlı köyün mezarlığında, yedi kabir ile onların yanında bulunan küçük bir kabrin Eshâb-ı Kehf ile köpeklerine ait olduğu belirtilmekte ve insanlar tarafından ziyaret edilmektedir. Ayrıca yine Setif in 12,5 km. güneydoğusunda İkcan denilen bir yerde de Eshâb-ı Kehf in mezarları olduğu söylenmektedir.

Mısır'ın başkenti Kahire'de Mukaddem Dağı'nda bulunan bir mağaranın da Fatımîler devrinde (X. ve XI. yy.) Eshâb-ı Kehf mağarası olarak anıldığı bilinmektedir. Ancak bu mağara, daha önce Kehf üs-Sudan yani Sudanlılar Mağarası olarak biliniyordu. Osmanlılar devrinde ise Bektaşî zaviyesi olarak kullanılmıştır.

Ürdün'ün başkenti Amman'a yarım kilometre mesafede bulunan bir mağaranın X.yy'da Er-Rakîm adını taşıdığı biliniyor. Ancak bu mağarayı ziyaret eden ünlü coğrafya alimi El-Makdisî, burada sadece üç tane mezar gördüğünü belirtir.

Şam'ın güneyindeki Belka yöresindeki Husban köyü yakınlarında bir mağaranın da Ashab'ül Kehf'in sığındığı mağara olduğu bazı müfessirlerce ifade edilmektedir. (2) Ancak bunun Eshâb-ı Kehf mağarası değil, Cebrail mağarası olduğu anlaşılmaktadır.

Yine Afganistanda da Eshâb-ı Kehf adında bir cami bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca burada bir velinin mezarı da bulunmaktadır. Kuduz köpek tarafından ışınlan birisi bu mezarın başına getirilir ve Kehf suresi okunacak olursa* o kişinin iyileşeceği halk arasında yaygındır.

Eshâb-ı Kehf'in sığındığı mağaranın Doğu Türkistanda Toyok denilen bir yerde bulunduğu da iddia edilmiştir.

Bu bilgiler, müfessirler tarafından görüş sahibi belirtilmeden nakledilmekte ve hiçbir müfessir, Eshâb-ı Kehf'in sığındığı mağaranın bunlardan biri olabileceği üzerinde durmamaktadır. Ayrıca Massignon gibi batılı yazarlar da, bu ihtimaller üzerinde durmaktadırlar. (3) Başka hiçbir ciddi kaynakta yer almayan bu bilgilerin sıhhatli olduğunu sanmıyoruz.

Görüldüğü üzere, çeşitli ülkelerde halk tarafından Eshâb-ı Kehf'in kendi ülkelerinde olduğu belirtilmiştir. Bunun sebebi, yukarıda da ifade edildiği üzere böyle "Faziletli Gençler"le yakınlık kurma gayretleridir. Turistik amaçlı da olabilir.

(1) Elmalı, V, 3237.
(2) Ahmed Mustafa, Tefsir'ül Meraği, C. XV, Beyrut 1974, sh. 127.
(3) L. Massignon, Les Sept dormants d'Ephese (Ahi al Kahf) en islâm et en